18 Mart 2016 Cuma

bragın bu işleri

hakem maça damga vurdu ve fenerbahçeyi eledi fakat hakem maça hiç karışmasaydı fenerbahçe belki elenmezdi ama kesinlikle yenilirdi. çünkü saha kenarında duran hocası hoca değil. deplasman da diegoyla ve naniyle başlaması hataydı. kesinlike orta saha da topal-josef-meireles ve nani yerine caner 'i oynatması gerekiyordu. orta sahada hızlı top yapan bragaya karşı tecrübeli, topu daha teknik pas yapabilecek oyuncularla oynamak gerekirdi diye düşünüyorum. kaldı ki bunlara sıra gelmeden maçı hakem katletti ama başka bir gerçek hakemin bu kararları braganın da oyununu etkiledi. adamlar defans arkasına top atarak ve kanatlardan çizgiye inerek gelme planı yapmışken sürekli duran top ve dönen topla maçı oynadılar. hakem skandalları olmasa duran top ve kaptırılan topta fenerbahçeye 2 gol atmaları çok zordu. kendi taktikleri daha çok işe yarardı.
fenerbahçenin hocasının nesi kötü diye soracak olursanız eğer, bu sezon komple kötü. bakın fenerbahçe için olmazsa olmaz 2 adamdan biri sene başından beri form tutamadı diğeri ise yere çakıldı, evet nani ve rvp. bu adamlar geldi diye geçen sene yetersiz görülen kuyt, emenike ve webo takımdan gönderildi, fayda indeksine bir göz atarsak sanki yerlerine tarık çamdal 'la umut bulut geldi gibi birşey.  diego, fernadao ve ozan tufan 'dan bahsetmiyorum bile. hoca kesinlikle skor odaklı ve sezonluk bir adam. her sene yapılanma ve yeni motivasyon gerektirecek etkenler olmadan sezonu tamamlaması zor bir çizgisi var. yani oturmuş takım olma, her sene üstüne koyma ihtimali sıfır.
kendi evinde 3-4 gol atabildiğin takım yok. koca sezon çalışılmış tek pozisyon bjk 'ya atılan ilk gol, gerisi zaten bir şekilde büyük takımların bulduğu gol işte.
ayrıca fenerbahçe 'nin motivasyon ve psikolojisi çok kırılgan, 2 gol yedikleri anda 4 lük oluyorlar. elleri ayakları birbirine dolanıyor ve hata üstüne hata yapıyorlar, bu da alışılması zor bir mevzu.
dünyanın hiç bir takımında, takımın bir sezon boyunca en önemli oyuncusu defansif orta saha oyuncusu olmaz. ancak büyük takımlara karşı gol yememeyi başarabilen küçük takımların oyuncuları, o da ancak bir kaç maç olur, tüm sezon boyunca yine olmaz. ama fenerbahçede koca sezon takımın en büyük oyuncusu mehmet topal. tamam zaten büyük oyuncu falan ama yıldızlar topluluğu diyebileceğimiz bir takımda dünyaca ünlü 3 tane yıldızın takımın önliberosu ve bekleri kadar fark yaratamıyor. bakın bu bir dramdır. iyi takımlarda önlibero ve bekler zaten sorunsuz işini yapan net oyunculardır, şovu  hücumcular üstlenir. büyük takım diyebilirmiyiz bilmiyorum ama bu sezon beşiktaşın hali aynen de böyle, takımın hamalları 5 yıldızlık oynasalar bile en çok ileri uç kendisinden söz ettiriyor.
bu maçla ilgili bir diğer konu ise; türk takımlarına yapılan şerefsizlik mevzusu ve rıdvan dilmen 'in şirin açıklamaları. ben galatasaray 'a yapılmış böyle bir hakem skandalı hatırlamıyorum şahsen, ayrıca gs 'nin aldığı ffp cezasını beşiktaşta aldı. büyük oyun türklere karşı terör nedeniyle olabilir belki ama kesinlikle "türk takımlarına karşı" diye bunu genelleme yaparak gs 'ye şirin gözükmenin de anlamı yok. zira gs 'nin aldığı cezayı bir çok takım aldı ve alacak da. bu başka bir şey, bukelamunluk yapmaya gerek yok. ayrıca hakemlerimizde farkında olmadan kendilerini ele verdiler çünkü tüm eski hakemler hakemi eyyamcılıkla, tetikçilikle suçladı. hiç biri çıkıp "öyle şey mi olur, hakem tetikçi mi olurmuş. münferit bir olaydır" demedi çünkü çok iyi biliyorlar! evet avrupalılar her fırsatta türklere karşı ırkçı bir dokunuş peşinde ama bu türk takımlarına karşı değil fenerbahçe üzerinden türklere karşı. geçmiş olsun arkadaşlar. artık herkes evine dönmeli.

16 Mart 2016 Çarşamba

müzik değişirse dans da değişir

Bu düzen değişmez. Aziz Yıldırım başkanlığa devam etmeli. İlla gidecekse yerine Ali Koç değil Ali Şen gelmeli, daha kaba saba kim var bilmiyorum ama mümkünse mesela abdullah çatlı gelmeli, malkoçoğlu gelmeli. Ne olursa olsun, rakip kim olursa olsun, federasyon başkanı kim olursa olsun, mhk başkanı kim olursa olsun veya medya patronları kim olursa olsun Fenerbahçe başkanı her zaman en güçlüsü olmalı. Fenerbahçe 'yi antipatikleştirmesiyle yada Fenerbahçeli 'lerin diğerlerini küçük görmesiyle ilgisi yok bunun, kanı bozuk hepsinin. Sürekli, yeniden, tekrar yaşıyoruz herşeyi. Buram buram şike kokan denizli faciasından sonra bursa da, bursadan sonra 2010-2011 senesinde ve bu sene yine aynı senaryo. Beşiktaş 'ın ligde oynadığı eskişehir ve trabzon maçlarındaki şikeyi tüm spor kamoyu görmesine rağmen maç sonu hala hakem diye ağlayan bir camia ve medya da düzülen methiyeler bize gösteriyor ki hiçbirşey değişmeyecek. Bunlar refleks hareketler, açın bakın hakim karşısında ümit karan ne demiş, necati ateş ne demiş? Ne kadar kanı bozuk varsa top oynuyor bu takımlarda, herhangi bir şike anlaşmasına veya delile gerek yok omurilikten geliyor Fenerbahçe 'ye karşı her türlü pisliğin içinde olmak. Bu saatten sonra o ayaklar titrer beşiktaşa karşı şut atarken, o eller uzanmayacak gole giden topa, çünkü toplum bu tip hareketleri yapabilmeye çok müsait bir ahlaka sahip. Komşusundan tutun sınıf arkadaşına kadar kıskançlık neticesinde başvurulan katakülle yollar genelde tatmin eder bizi. Güçlüyü sevmez illa bir madur uydurup onun yanında olarak vicdanımızda kendimizi aklamaya çalışırız. 
Aynen bunlar da bursayı hep birlikte şampiyon yapıp "Anadoludan şampiyon çıktı Türk futbolu çağ atlayacak" dediler olmadı, şike iftirasıyla kendi şikelerini aklamaya çalıştılar yine olmadı, olmuyor. Çünkü hepsini Fenerbahçe 'ye karşı yaptılar, asıl değişmesi gereken kendileriyken her defasında hepsi bir oldu Fenerbahçe 'ye karşı oynadılar. 
Yine söylüyorum durum buyken Fenerbahçe 'nin futbolcusu formsuz, hocası yetersiz olsa da başkanı yetersiz olmamalı, meydan bunlara bırakılmamalı. Aziz Yıldırım elinden geleni ardına koymasın, şike yapsın amk, maç satın alsın. madem müzik değişti dans da değişsin. Şerefli ikincilik aramanın anlamı yok namusuyla çarpışmayı bilmeyenlere yenilmek daha büyük hezimet. 
Bu saatten sonra beşiktaşın bana göre 3 maçı kaldı, onlar da antalya, sivas ve konyaspor maçları bunların dışında ki tüm maçları garanti. Fenerbahçe 'nin ise 9 maçı daha var hepsi final havasında. Futbolcular sahaya çıkacaklar ve yenecekler. Yöneticiler ise beşiktaşa tüm yatışlardan sonra ortalığı ayağa kaldıracak, toz duman edecek her şikeyi ve hakem kararını. Bütün bu trabzonspor, tff, mhk, doğan medya, lig tv gibi omurgasız kertenkele sürüsüyle rekabet içinde olmanın anlamı yok savaş içinde olmak lazım. Yöneticiler şampiyon olsak dahi her defasında bu satılmış namertlerin yüzüne yüzüne vuracaklar yaptıklarını ve bunu kendisine yüklenen "son kale" imajından dolayı yapacak, taraftarı için yapacak. 
Yine bütün Fenerbahçe taraftarının "şampiyonluk sayısı önemli değil hepsi göt olsun bize yeter" haftaları geldi çattı. Tüm bu olan biteni çok yakından bilen, Volkan, Gökhan, Caner, Mehmet gibi isimler tüm takıma Türkiye de futbol iklimini anlatsın. Herkes bilsin, herkes görsün. Bu kadar rezillik yeter her sene her sene.